Ana Sayfa

 

 

İLK SATRANÇ MAKİNESİ

Satranç Eğitim Metodu
H. Sartaç Dalkıran
1995 İnkilâp Kitabevi
Yayın Sanayi ve Tic. A.Ş.

Kempelen'in keşfi -
Satranç otomatı

    Geçmişte, birisi müstesna mekanizması olan satranç oynayabilen "TÜRK" hakkında sık sık hikayeler duymuştur. Türk'ün tarihi 200 yıl öncelere gitmektedir fakat hala hayranlık uyandırmaktadır.
    1769 yılının yazında Viyanadaki kraliyet sarayı hareketli bir arı kovanını andırdığı bir gün bütün saray mensupları Baron Kempelen'in
satranç otomatından bahsediyorlardı. Avusturya imparatoriçesinin bakışlarından önce satranç otomatı Türk'le sarayın en iyi oyuncusu arasında bir çarpışma vuku buldu. Otomat renkli doğu giysisi içindeki Türk'ün balmumundan yapılmış yüzünden, başındaki türbandan oluşuyordu. Türk geniş kutu şeklindeki masaya oturmuştu. Masada kakma bir satranç tahtası vardıve Türk hamlelerini mekanik kolla yapıyordu. Buna ilave olarak, Türk başını eğebilirdi (2 baş eğme şah çekme, 3 baş eğme mat anlamına gelirdi)ve pipo içebilirdi. Türk'ün saat çalışma mekanizması vardı ve her oniki hamleden(hareketten sonra, mücit Türk'ü geniş bir anahtarla kurardı.
İmparatoriçe'nin en iyi oyuncusu Türk'e oldukça çabuk kaybetti."Olmaz" diye feryat etti. Kutuda saklanan bir adam var! ve bu onun yaralı bir bağırmayla söylediği son söz oldu.

    İmparatoriçe'nin isteği üzerine bir inceleme yapıldı, satranç otomatı Türk'ün kapakları açıldı ve seyirciler otomatın içinin, karışık bir mekanizması olan döner dişli ve çarklarla, dişli tertibatla, karışık manevelarla ve millerle teçhiz edilmiş olduğunu gördüler.
Kempelen imparatoriçe tarafından ödüllendirildi ve
satranç otomatı Türk'ün ünü tüm Avrupa kıtasında yayıldı. Bundan sonraki Kempelen'in 1804'te olümüne kadar geçen 35 yılda, Kempelen buluşunun semerelerinin aldı. Mekenik Türk bütün Almanya'yı dolaştı, Paris'i Londra'yı ve Varşova'yı ziyaret etti. Kempelen ve satranç otomattı Türk heryere davet edildiler. Rus imparatoriçesi Catherine II bile St. Petersburg gibi uzak bir yerden kendisi için satranç otomatı Türk'ü görmek istedi.
    Nasıl Kempelen insanları bu kadar uzun süre aldatabildi. Buna rağmen, hiç kimse kutunun içinde saklanan bir adam olduğununu ispatlayamadı. Kempelen'e hünerli yaratıcı olarak hakkı verilmelidir. Kutunun içindeki saha yanılsaması uygun açılarla düzenlenmiş aynalar ve özel olarak kamufle edilmiş tahta perdelerle sağlandı.
    Bu nedenle kutunun içinde saklanan adam kutunun kapısı açılsa bile görülmüyordu.
    Kutunun içinde saklanan oyuncun hamlelerini
satranç tahtasına iletmek için uygulanan sistemde oldukça akıllıydı. Oyunun oynandığı satranç taşlarının altına kuvvetli mıknatıslar yerleştirilmişti. Satranç tahtasının bütün karelerinin altına, metal küreler tellerle metal tekerlekler parmaklarına bağlanmıştı. Her taş kendine tekabül eden küreyi çekiyordu.
Kempelen'in ölümünden sonra bile
satranç otomatı Türk başarısını sürdürdü. Maelzel, "Türk otomatının sahibi oldu ve otomatın Napolyon'la karşılaştığı kaydedilmiş bir oyun vardır.
    1809'daki törenli resepsiyonda Napolyon otomatla bir oyun oynadı. Kötü bir pozisyonda (kutunun içinde
satranç teorisi üzerine ünlü bir kitabı olan yazar Johann Allgaier saklanmıştı) İmparator Napolyon otomatın zihnini karıştırmayı denedi ve kural dışı bir hamle yaptı. Türk Taşı kendi bulunduğu haneye gönderdi. Napolyon hatasını yine tekrarladı. Otomat yanlış hamleyi ikinci defa düzeltti. Fakat kurallar Napolyon tarafından üçüncü defa ihlal edilince, Türk sinirlendi ve elinin hareketi ile taşı yere attı. Fakat Napolyon mekanik mücizeyi sinirlendirmeyi başardığı için çok mutlu oldu. İşte burada oyunun kendisini sunuyoruz.
    Napolyon - Automaton
1.e4 e5 2.Vf3 Ac6 3.Fc4 Af6 4.Ae2 Fc5 5.a3 d6 6.0-0 Fg4 7.Vd3 Ah5 8.h3 Fxe2 9.Vxe2 Af4 10.Ve1 Ad4 11.Fb3 Axh3+ 12.Şh2 Vh4 ve beyaz biraz sonra terketti.

    Otomatın sırrı 20 yıl sonra açıklandı. Birçok kişinin kutunun içinde bir adam saklandığını tahmin etmesine rağmen, bunun doğru olduğu Amerika'da Philadelfiya'da bir gösteri esnasında doğrulandı. Türk seyircilerden birine karşı oynamaya başladığı zaman, salonda bir yangın çıktı. Gerçekte yangın hayalidi, fakat ortaya çıkan panik gerçekti. Türk'te paniğe kapılmıştı. ümitsizce bağırmalar kutunun içinden duyuldu ve otomat sallanmaya başladı. Mekanik
satranç oyuncusunun sırrı ortaya çıkmıştı. Otomat bir müzeye konuldu. 1854'te çıkan yangın esnasında bu müzede tahrip oldu. Böylece satranç tarihinde ünlü bir sayfa kapandı.